İnsanlar evreni oluşturan etmenleri düşündüğünde akıllarına ilk galaksiler, yıldızlar, gezegenler gelse de aslında evrenin -en azından bilinen evrenin- büyük çoğunluğu boşluklardan (void) oluşur. Bu yazıda da bilinen en büyük boşluklardan biri olan Boötes Boşluğu hakkında konuşacağız.
Boşluklar; evrendeki kozmik ağın arasında kalan, içlerinde çok az galaksi bulunduran veya hiç bulundurmayan büyük alanlardır. Çapları genelde 30 ila 300 milyon ışık yılı arasındadır ve nasıl oluştuklarını anlamak için evrenin başlangıcına gitmemiz gerekir. Evren ilk oluştuğunda madde neredeyse eşit bir şekilde dağılmıştı fakat bazı alanlar kuantum dalgalanmaları sebebiyle biraz daha yoğun haldeydi. Zaman geçtikçe bu alanlar, çevrelerine göre daha fazla olan kütle çekimleri sayesinde etraflarındaki maddeleri kendilerine doğru çekti ve çevrelerindeki alanı boşalttı. Böylece, evren genişlerken maddelerin olduğu alanların iplikler şeklinde birleşmesi sonucu kozmik ağ oluştu. Bütün bunlar yaşanırken de bu boşalan alanlar giderek büyüyerek birleştiler ve kozmik boşlukları oluşturdular. Bu boşluklar bildiğimiz evrenin %80’ini oluşturmalarına rağmen toplam kütlenin %10’undan azını oluştururlar ve aslında boşluk olarak isimlendirilseler de tamamen boş değildirler. Tanımda da söylediğimiz gibi bazıları az sayıda galaksi içerir ve hatta bazı araştırmalar boşlukların bazı bölgelerinde karanlık maddenin bulunduğunu gösterir, fakat boşlukların en dip noktalarında, karanlık maddenin bulunmadığı evrendeki en az yoğunluğa sahip yerler vardır. İşte buralarda, kısaca tanımlamak gerekirse, hakkında neredeyse hiçbir şey bilmediğimiz fakat evreni genişlettiği varsayılan karanlık enerji bulunmaktadır. Aslında karanlık enerji evrenin her noktasında bulunsa da başka kuvvetler tarafından kolayca baskılandığından Kozmik Ağ’da etkisini gösterememektedir ancak boşluklarda başka kuvvetleri oluşturacak türden maddeler bulunmadığından karanlık enerji kontrolü eline almaktadır. Yani evren aslında Kozmik Boşlukların büyümesi sayesinde genişlemektedir. Bazı görüşler, bu sebeple evrenin sonunu boşlukların getireceğini söylemektedir.

Bu gizemli boşlukların en büyüklerinden biri Boötes Boşluğu’dur. İsmi Çoban Boşluğu, Büyük Boşluk, Büyük Hiçlik (The Great Nothing) olarak da geçen Boötes, bir süperboşluktur ve boşlukların en büyük olanlarına süperboşluk denmektedir. Büyüklüğü 250 ila 330 milyon ışık yılı arasında olan içerisinde şu ana kadar yalnızca 60 adet galaksi bulunan bu boşluk 1981 yılında keşfedilmiştir ve gökyüzünde Çoban Takımyıldızı yakınlarında yer almaktadır. Boötes Boşluğunun ne kadar “boş” olduğunu anlamak için küçük bir hesaplama yaparsak, her bir galaksinin arasındaki mesafeyi 10 milyon ışık yılı aldığımızda Boötes Boşluğu’nda yaklaşık 2.000 adet galaksi bulunması gerekirdi (ayrıca normalde galaksilerin arası bu kadar fazla olmayabilir, örneğin bizim galaksimiz olan Samanyolu ile en yakın komşusu Andromeda‘nın arası sadece 2.5 milyon ışık yılıdır). Astronom Greg Aldering’in dediği gibi: “Samanyolu, Çoban boşluğunun merkezinde olsaydı, başka galaksilerin de olduğunu 1960’lara kadar bilemezdik.”
Peki, Boötes Boşluğu’nu (veya genel olarak boşlukları) araştırmak neden bu kadar önemli?
Bunun birçok sebebi olsa da 2 tanesi diğerlerinden daha öne çıkar. Birinci olarak, boşluklar karanlık enerjiyi anlayabilmemiz için kilit yerlerdir. Yazıda bahsettiğimiz gibi karanlık enerji bildiğimiz kadarıyla sadece boşluklarda etki gösteriyor ve biz boşluklarda yapılan derin araştırmalar sayesinde evrenin genişlemesi ve karanlık madde hakkında bilinmeyen bilgileri öğrenebiliriz. İkinci olarak ise boşluklar aslında evrendeki en iyi zaman kapsüllerilerdir. Kozmik Ağ’da madde yeniden şekillenmiştir, galaksiler küçüklük hallerine benzememektedirler, yıldızlar ölüp yenileri doğmuştur fakat boşluklar milyarlarca yıl boyunca neredeyse hiç değişmemiştir. İnsanlık bu sayede antik evrenin nasıl bir yer olduğu hakkında yeni fikirler edinebilir.
Aslında evrenle ilgili birçok sırrın çözümü Kozmik Boşluklarda bizleri bekliyor. Belki de gelecekte insanlık en büyük keşfini galaksilerde, nebulalarda değil de bu basit ve boş dediğimiz bölgelerde yapacak.
Yazar: Hayat Öykü SİLİVRİ
Kaynakça: popularmechanics.com skyatnightmagazine.com matematiksel.org space.com asd.gsfc.nasa.gov
