Evrenin Kırmızı Kutusu: Kırmızı Dikdörtgen Bulutsusu

Bulutsular (veya Nebulalar), yıldızlararası boşlukta gaz ve toz bulutlarından oluşan devasa yapılardır. Yıldızların ölmesi sonucu arkalarında bıraktıkları maddelerle oluşan bu yapılar aynı zamanda yıldızların doğum yerleridir. Latincede “sis” anlamına gelen nebula, teleskop ile bakıldığında bulutlar gibi gözüken yapıları tanımlamak için kullanılır. Günümüzde en tanınır gök cisimlerinden olan bulutsuların pek çok kez resimleri çekilmiş, haklarında yüzlerce... Okumaya Devam et →

Şubat Ayı 2026 Gözlem Takvimi

Şubat ayı gözlem takvimimiz yayında! 🌙✨ Sizler için gökyüzünde gerçekleşecek tüm gök olaylarını tek bir takvimde topladık. Bu ay dolunay, gezegen hizalanmaları ve Güneş tutulması gibi dikkat çeken olaylar bizleri bekliyor. 🔭☀️ Her ay paylaştığımız gözlem takvimlerini takip ederek, ilginizi çeken gökyüzü olaylarını kaçırmadan gözlemlerinizi sürdürebilirsiniz. Yazar: Onat Yanık Tasarım: Demir Öztürk

Ocak Ayı 2026 Gözlem Takvimi

Ocak ayı gözlem takvimimiz hazır! 🤩 Meteor yağmurları, parlak gezegenler ve dikkat çeken gök olaylarını kaçırmamanız için, ay boyunca gözlemleyebileceğiniz tüm bu olayları sizin için bir takvimde topladık. Her ay paylaşacağımız gözlem takvimlerini takip ederek, ilginizi çeken olayları kaçırmadan gözlemlerinizi sürdürebilirsiniz 💫🔭 Yazar: Hayat Öykü SilivriTasarım: Ayşe Karabudak

Karanlık Madde Nedir?

Evren 3 bileşenden oluşur. Bunlar normal veya görünür madde, karanlık madde ve karanlık enerjidir. Oransal olarak evrenin görünür madde %5, karanlık madde %27 ve karanlık enerji %68’ini kaplar. Karanlık enerjinin ne olduğundan önceki yazılarımızda bahsetmiştik. Okumak istiyorsanız sayfamızdan bulabilirsiniz. Bugün ise karanlık maddeye değineceğiz. Karanlık maddeye görünür maddeden bir eş bulsak bu yapıştırıcı olurdu sanırım... Okumaya Devam et →

“Boş” Evrene Bir Bakış: Kozmik Boşluklar ve Boötes Boşluğu

İnsanlar evreni oluşturan etmenleri düşündüğünde akıllarına ilk galaksiler, yıldızlar, gezegenler gelse de aslında evrenin -en azından bilinen evrenin- büyük çoğunluğu boşluklardan (void) oluşur. Bu yazıda da bilinen en büyük boşluklardan biri olan Boötes Boşluğu hakkında konuşacağız.  Boşluklar; evrendeki kozmik ağın arasında kalan, içlerinde çok az galaksi bulunduran veya hiç bulundurmayan büyük alanlardır. Çapları genelde 30 ila 300 milyon ışık yılı arasındadır ve  nasıl... Okumaya Devam et →

UZAY MADENCILIĞI

Uzay madenciliği, günümüzde birçok insanın bildiği bir konudur. Filmler ve kitaplar ile yaygınlaşan uzay madenciliği, günümüz bilim kurgu eserlerinin vazgeçilmez konularından biridir. Kurgu eserlerde sık sık karşımıza çıkan bu konu, aslında gerçek hayatta da araştırılmaktadır. Uzay madenciliği, asteroid ya da gezegenler gibi Dünya’ya yakın gök cisimlerinden yeryüzünde veya uzay araştırmalarında kullanılmak üzere hammadde çıkarılması konseptidir. ... Okumaya Devam et →

Bilim İnsanları Yeni Bir Güçlü Uzay Cismi Keşfetmiş Olabilir: ‘Hiçbir Bilinen Kategoriye Rahatlıkla Uymuyor’

Yakındaki bir galakside bulunan, şimdiye kadar yalnızca milimetrik radyo dalgalarında görülebilen bu güçlü ve gizemli cisim, astronomlar için tamamen yeni bir astrofiziksel nesne olabilir. Elena Shablovinskaya liderliğindeki astronomlar, Atacama Büyük Milimetre Dizisi (ALMA) radyo teleskobu ile keşfettikleri bu cisme Punctum, Latince “nokta”, ismini verdiler. Shablovinskaya, “Süper kütleli kara deliklerin alanının dışında olan Punctum gerçekten güçlü,”... Okumaya Devam et →

Dünyanın en büyük dijital kamerasını bulunduran Vera C. Rubin Gözlemevi’ne ismini veren Vera Rubin kimdir?

1930'larda Fritz Zwicky karanlık madde fikrini ortaya atmıştı fakat ciddiye alınmamıştı. Yıllar sonra bunu başaracak olan Vera Rubin ise henüz küçük bir çocuktu. Vera Rubin 23 Temmuz 1928'de dünyaya geldi. 10 yaşlarındayken yıldızları ve gezegenleri izlerken astronomiye ilgisi başlamıştı. Ailesi onun bu ilgisini destekliyordu ve babasıyla beraber basit bir teleskop yapıp gökyüzünü incelemeye devam etti.... Okumaya Devam et →

Yeni Yıldızlararası Cisim 3I/Atlas: Bu Nadir Kozmik Ziyaretçi Hakkında Bildiklerimiz

3I/ATLAS kuyruklu yıldızı, Güneş Sistemimiz’in dışından geldiği keşfedilen üçüncü cisimdir. Sagittarius takımyıldızı civarından, yani galaksimizin merkezinden sistemimize giren bu kuyruklu yıldız, ilk önce Jüpiter yörüngesi dolaylarında gözlemlendi. 3I/ATLAS’ın yörüngesinin hiperbolik yapısından dolayı, astronomlar 3I/ ATLAS’ı yıldızlararası olarak sınıflandırdı; ki bu cismin kökeni incelendiğinde, kuyruklu yıldızın Güneş Sistemi dışından geldiği belirlendi. 3I/ATLAS ilk kez 1 Temmuz... Okumaya Devam et →

Uzay Yarışı

Uzay yarışı, Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği arasında 20. yüzyılda hangisinin uzay araştırmaları alanında daha galip olduğu konusunda yaşanan bir rekabet dönemidir. Bu, ABD ve SSCB arasındaki gerçekleşmiş Soğuk Savaş‘ın (1947-1991) bir parçasıdır. Temelleri, ll. Dünya Savaşı sonrası nükleer silahlanma yarışına dayanan yarış, 1950'lerin sonundan 1970'lerin ortasına kadar devam eder. İlk yapay uydunun fırlatılması... Okumaya Devam et →

Soluk Mavi Nokta Fotoğrafı 35 Yaşında!

İkonik Fotoğrafın 35. Yılı Uzayın en derinliklerini keşfetmek göreviyle yola çıkmış olan Voyager 1, 35 sene önce bugün Güneş’ten 6 milyar kilometre uzaklıkta ve güneş sistemimizi terk etmek üzereyken merceğini dünyamıza çevirip ikonik soluk mavi nokta fotoğrafını çekti. Bu fotoğraf çekilirken Voyager 1 o kadar uzaktaydı ki fotoğrafta Dünya sadece bir piksel boyutunda soluk bir... Okumaya Devam et →

Tarihte Bugün: Challanger Faciası

Tüm dünyanın gözleri önünde 7 astronotun ölümüne sebep olan Challenger faciasının üzerinden tam 39 sene geçti. NASA'nın ikinci uzay mekiği olan Challenger, 1983'ten 1986'ya kadar dokuz görev gerçekleştirdi. İlk dokuz görevin amacı uydu ekipmanı ve deney taşımaktı. 10. görevin amacı ise 22 Ocak 1986'da yedi kişilik bir ekibi uzaya taşımaktı. Bu yedi kişilik ekipte öğretmen... Okumaya Devam et →

Çift Kütleçekim Merceği, Evrenin Genişleme Sırrını Aydınlatıyor

Astronomlar, evrende çok nadir gerçekleştiği düşünülen bir olayda; mükemmel bir biçimde hizalanmış iki galaksinin bir bileşik mercek gibi davranarak uzaktaki bir kaynağın ışığını daha önce hiç görülmemiş bir biçimde büktüğünü gözlemlediler. Bu hizalanma, kaynaktan çıkan ışığın galaksilerin kütleçekimi etkisiyle zikzaklar çizerek Dünya'ya ulaşmasını sağlıyordu. Einstein'ın genel görelilik teorisine göre; evrendeki kütlelerin çekimleri, uzay-zamanı bükerek ışığın... Okumaya Devam et →

Samanyolu’nun Merkezinde İkili Yıldız Sistemi Bulundu!

Galaksimizin Merkezindeki Soru İşaretleri 1974’teki keşfinden bugüne galaksimizin merkezindeki Sgr A* isimli süper kütleli kara delikle ilgili sayısız soru sorulmakta. Bu sorulardan biri de etrafındaki genç, sıcak ve büyük yıldızların neden ikili sistemler oluşturmadıkları. Bu yıldızlar galaksinin uç kısımlarında neredeyse her zaman ikili sistemler olarak gözlendikleri halde galaksinin merkezinde tek başlarına bulunuyorlar ya da en... Okumaya Devam et →

Taffy Galaksileri: Bir ‘kozmik kelebek’

Bu görselde Dünya’dan 180 milyon ışık yılı uzaklıktaki UGC 12914 ve UGC 12915 galaksilerinin birbirleriyle çarpışmasını görüyorsunuz. Bu çarpışmada durum, aralarında boyut farkı olan galaksilerin birbirinin içine sızmasından biraz farklı çünkü UGC 12914 ile UGC 12915 arasında kafa kafaya bir çarpışma yaşanıyor. Bu demek oluyor ki bahsi geçen galaksiler gaz halindeki bileşenleri ve galaktik diskleriyle... Okumaya Devam et →

Carina Nebulası ve NGC 3324

“Kozmik Uçurumlar” şeklinde betimlenen bu görüntü, Dünya’dan yaklaşık 7600 ışık yılı uzaklıkta Carina Nebulası’nda yıldız oluşumunun gerçekleştiği NGC 3324 bölgesine aittir. James Webb Uzay Teleskobu, görünür ışıkta gözlemlendiğinde görülmeyen yıldızları ve yıldız oluşumu bölgelerinin görüntüsünü kızılötesi ışığa olan duyarlılığı sayesinde yakalayabilmiştir.Yıldız oluşumunun en erken ve hızlı aşamalarını gözlemlemek oldukça zor olsa da Webb bunu başarabilmiştir.... Okumaya Devam et →

NGC 1999

Hubble Uzay Teleskobu'ndan alınan bu görüntü gezegenimizden yaklaşık olarak 1.350 ışık yılı uzaklıkta olan ve Dünya'ya en yakın büyük kütleli yıldız oluşum bölgesi olan Avcı Bulutsusu'nun yakınlarında bulunan bir yansıma bulutsusuna aittir. NGC 1999 olarak adlandırılan bu bulutsu yeni doğmuş olan bir yıldızın oluşumundan kalan kalıntılardır. NGC 1999 benzeri yansıma bulutsuları, içlerinde gömülü halde bulunan... Okumaya Devam et →

Hayalet Galaksi M74’ün Görüntüleri

James Webb Uzay Teleskobu ve Hubble Uzay Teleskobu verileri kullanılarak ortaya çıkarılan bu görüntüler gezegenimizden 32 milyon ışık yılı uzaklıkta Balık Takımyıldızı'nda bulunan Hayalet Galaksi M74 olarak adlandırılan spiral galaksiyi gözler önüne seriyor. Görüntüler bu galaksideki gaz ve toz şeritlerini öne çıkarıyor ve simetrik olduğu için bazı gökbilimciler tarafından "büyük tasarım spiral sarmal" olarak adlandırılıyor.... Okumaya Devam et →

Yaşamın Kaynağı ve EXPOSE Deneyleri- II

EXPOSE biriminde yapılan deneyler yeryüzündeki laboratuvar olanaklarının yetersiz kaldığı bazı astrobiyoloji konularına açıklama getirilmesi amacıyla Uluslararası Uzay İstasyonunun dışına monte edilmiş çok kullanıcılı bir birimdir. Bu birimde yürütülen kimyasal ve biyolojik deneylerin ışığında, canlılığın nasıl oluşabileceğini anlamaya çalışmaktayız çünkü canlılığın Dünya'da tam olarak nasıl ortaya çıktığını bilmiyoruz. Dahası neyin canlı neyin cansız olduğuna karar verebileceğimiz... Okumaya Devam et →

WordPress gururla sunar | Theme: Baskerville 2 by Anders Noren.

Yukarı ↑