Tüm Yazılar

“Boş” Evrene Bir Bakış: Kozmik Boşluklar ve Boötes Boşluğu

İnsanlar evreni oluşturan etmenleri düşündüğünde akıllarına ilk galaksiler, yıldızlar, gezegenler gelse de aslında evrenin -en azından bilinen evrenin- büyük çoğunluğu boşluklardan (void) oluşur. Bu yazıda da bilinen en büyük boşluklardan biri olan Boötes Boşluğu hakkında konuşacağız.  Boşluklar; evrendeki kozmik ağın arasında kalan, içlerinde çok az galaksi bulunduran veya hiç bulundurmayan büyük alanlardır. Çapları genelde 30 ila 300 milyon ışık yılı arasındadır ve  nasıl... Okumaya Devam et →

Karanlık Enerji Tam Olarak Nedir?

Karanlık enerji, evrenin artan bir hızla genişlemesine neden olur (genel görelilik teorisine göre evren zaten genişliyor ama karanlık enerji bunu daha da hızlandırıyor.) ve evrenin yaklaşık %68,3 ila %70’ini oluşturur. Yani karanlık enerjinin evrenin çoğuna hâkim olduğunu söylesek yanlış olmaz.  Evren üç bileşenden oluşur: Görünür madde (%5), Karanlık madde (%27) ve Karanlık enerji (%68). Karanlık enerjiyi yerçekimi kuvvetinin zıttı olarak düşünebiliriz. Tüm evreni dolduran ve... Okumaya Devam et →

Sistemimizin Güzel Kuşağı Yavaşça Kayboluyor

Güneş Sistemi kavramını konuşmaya, hatta düşünmeye başladığımız günlerden beri süregelen bir gerçek var: Etrafımızdaki her madde ve her toz parçacığı inanılmaz hızlarla inanılmaz sürelerde çarpışıyor. Bu çarpışmalar farklı boyutlarda başka oluşumlar doğuruyor ve kümülatif bir halde gözlemleyebildiğimiz evrelere geliyorlar. Güneş sistemimizin içindeki ve etrafındaki asteroid kuşağı da bu zamanla gelişen oluşumların en nadide kümelerinden biri.... Okumaya Devam et →

Tarihte Bugün: Urbain Le Verrier’in Ölüm Yıldönümü

11 Mart 1811 tarihinde Fransa’nın Saint-Lô şehrinde doğmuş olan Urbain Jean Joseph Le Verrier, matematikçi ve astronomdur. Paris’teki École Polytechnique’de eğitiminin ilk aşamalarında kimya ile ilgilense de daha sonrasında matematiğe merak salmış ve Paris Gözlemevi’nde çalışmalar yapmıştır. Özellikle gök mekaniği ile ilgili çalışmalarıyla bilim tarihinde önemli bir yer edinmiştir. Günümüzde ise en çok Güneş Sistemi’nin... Okumaya Devam et →

NASA geçtiğimiz haftalarda uzaydaki bir kelebeğin fotoğrafını yayınladı

James Webb Uzay Teleskobu’nun yardımıyla çekilen bu görüntü, kırlangıç kuyruklu yada monark türü bir kelebekle benzerlik göstermemektedir. Kullanılan ‘kelebek’ ifadesiyapının simetrik bir görünüme sahip olmasından kaynaklanan mecazi bir tabirdir.Aslında gördüğümüz IRAS 04302+224 adında bir protostar. Merkezde bulunan gençyıldızı doğrudan göremiyoruz çünkü ortada karanlık bir bant var. Bu bant, gezegenoluşum bölgesi anlamına gelen protoplanetary disktir. Disk... Okumaya Devam et →

Perseverance Keşif Aracı Mars’ta Potansiyel Yaşam İzi Buldu

Kızıl Gezegen kadim yaşam kanıtları aramak için en umut verici yerlerden biri olarak kabul ediliyor ve NASA’nın Perseverance keşif aracı Şubat 2021'den beri Mars'ta geçmişte bir göle ev sahipliği yaptığı düşünülen ve Jezero Krateri olarak bilinen devasa bir çukuru araştırıyor.  10 Eylül Çarşamba günü araştırmacılar Perseverance aracının Jezero Krateri'nin batı ucundaki Neretva Vadisi'nin kuzey sınırında... Okumaya Devam et →

KANLI AY TUTULMASI

Ay tutulması, dolunay zamanında Dünya’nın Güneş ile Ay arasına girmesi ve Ay’ın, Dünya’nın gölgesinde kalması sonucu oluşur. Dünya, Ay ile Güneş arasında tam olarak konumlandığında, Dünya'nın gölgesi Ay'ın yüzeyine düşerek onu karartır ve bazen birkaç saat içinde Ay yüzeyini çarpıcı bir kırmızı renge dönüştürür. Her ay tutulması Dünya'nın yarısından görülebilir. Tutulma sırasında Ay tamamen kaybolmaz;... Okumaya Devam et →

UZAY MADENCILIĞI

Uzay madenciliği, günümüzde birçok insanın bildiği bir konudur. Filmler ve kitaplar ile yaygınlaşan uzay madenciliği, günümüz bilim kurgu eserlerinin vazgeçilmez konularından biridir. Kurgu eserlerde sık sık karşımıza çıkan bu konu, aslında gerçek hayatta da araştırılmaktadır. Uzay madenciliği, asteroid ya da gezegenler gibi Dünya’ya yakın gök cisimlerinden yeryüzünde veya uzay araştırmalarında kullanılmak üzere hammadde çıkarılması konseptidir. ... Okumaya Devam et →

Bilim İnsanları Yeni Bir Güçlü Uzay Cismi Keşfetmiş Olabilir: ‘Hiçbir Bilinen Kategoriye Rahatlıkla Uymuyor’

Yakındaki bir galakside bulunan, şimdiye kadar yalnızca milimetrik radyo dalgalarında görülebilen bu güçlü ve gizemli cisim, astronomlar için tamamen yeni bir astrofiziksel nesne olabilir. Elena Shablovinskaya liderliğindeki astronomlar, Atacama Büyük Milimetre Dizisi (ALMA) radyo teleskobu ile keşfettikleri bu cisme Punctum, Latince “nokta”, ismini verdiler. Shablovinskaya, “Süper kütleli kara deliklerin alanının dışında olan Punctum gerçekten güçlü,”... Okumaya Devam et →

PERSEID METEOR YAĞMURU: GÖKYÜZÜNÜ AYDINLATAN DOĞAL ŞÖLEN

Her yıl temmuz sonu ile ağustos ortası arasında gerçekleşen Perseid meteor yağmuru gökyüzü meraklılarının sabırsızlıkla beklediği en etkileyici doğa olaylarından biridir. Bu meteor yağmuru adını takımyıldızlardan biri olan Perseus’tan alır çünkü göktaşları bu bölgeden geliyormuş gibi görünür. Yani meteorların ışıma noktası olarak görülen “radyant” noktası Perseus takımyıldızıdır.  Perseid’ler 1862 yılında Lewis Swift ve Horace Tuttle... Okumaya Devam et →

Dünyanın en büyük dijital kamerasını bulunduran Vera C. Rubin Gözlemevi’ne ismini veren Vera Rubin kimdir?

1930'larda Fritz Zwicky karanlık madde fikrini ortaya atmıştı fakat ciddiye alınmamıştı. Yıllar sonra bunu başaracak olan Vera Rubin ise henüz küçük bir çocuktu. Vera Rubin 23 Temmuz 1928'de dünyaya geldi. 10 yaşlarındayken yıldızları ve gezegenleri izlerken astronomiye ilgisi başlamıştı. Ailesi onun bu ilgisini destekliyordu ve babasıyla beraber basit bir teleskop yapıp gökyüzünü incelemeye devam etti.... Okumaya Devam et →

Öngörülenden Daha Önce Perdesi Aralanan Gizem:

Son gözlemlere göre, evrendeki “sis” katmanını oluşturan ve kozmik karanlık çağdan günümüze ulaşan ilk ışıklar, Büyük Patlama’dan yalnızca 330 milyon yıl sonra ortaya çıktı.   James Webb Uzay Teleskobu’nu (JWST) kullanan astronomlardan oluşan uluslararası bir ekip, evrenin erken zamanlarına dair oldukça önemli bir olaya ışık tuttu. Küçük ve uzak bir galaksinin detaylı gözlemlerine göre, kozmolojideki önemli... Okumaya Devam et →

TARİHTE BUGÜN: 16 TEMMUZ 1969 – APOLLO 11 DÜNYA’DAN AY’A YOLA ÇIKTI

Bugün, insanlık tarihinin en cesur yolculuklarından biri başladı. 16 Temmuz 1969’da NASA’nın Apollo 11 uzay aracı, Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden Saturn V roketiyle fırlatıldı. Hedef Dünya’dan 376,400 kilometre ötedeki Ay’a ayak basmak ve güvenle Dünya’ya dönmekti. Bu görev yalnızca bilimsel bir adım değil, aynı zamanda Soğuk Savaş yıllarında ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki uzay yarışının... Okumaya Devam et →

Yeni Yıldızlararası Cisim 3I/Atlas: Bu Nadir Kozmik Ziyaretçi Hakkında Bildiklerimiz

3I/ATLAS kuyruklu yıldızı, Güneş Sistemimiz’in dışından geldiği keşfedilen üçüncü cisimdir. Sagittarius takımyıldızı civarından, yani galaksimizin merkezinden sistemimize giren bu kuyruklu yıldız, ilk önce Jüpiter yörüngesi dolaylarında gözlemlendi. 3I/ATLAS’ın yörüngesinin hiperbolik yapısından dolayı, astronomlar 3I/ ATLAS’ı yıldızlararası olarak sınıflandırdı; ki bu cismin kökeni incelendiğinde, kuyruklu yıldızın Güneş Sistemi dışından geldiği belirlendi. 3I/ATLAS ilk kez 1 Temmuz... Okumaya Devam et →

Uzay Yarışı

Uzay yarışı, Amerika Birleşik Devletleri ve Sovyetler Birliği arasında 20. yüzyılda hangisinin uzay araştırmaları alanında daha galip olduğu konusunda yaşanan bir rekabet dönemidir. Bu, ABD ve SSCB arasındaki gerçekleşmiş Soğuk Savaş‘ın (1947-1991) bir parçasıdır. Temelleri, ll. Dünya Savaşı sonrası nükleer silahlanma yarışına dayanan yarış, 1950'lerin sonundan 1970'lerin ortasına kadar devam eder. İlk yapay uydunun fırlatılması... Okumaya Devam et →

Soluk Mavi Nokta Fotoğrafı 35 Yaşında!

İkonik Fotoğrafın 35. Yılı Uzayın en derinliklerini keşfetmek göreviyle yola çıkmış olan Voyager 1, 35 sene önce bugün Güneş’ten 6 milyar kilometre uzaklıkta ve güneş sistemimizi terk etmek üzereyken merceğini dünyamıza çevirip ikonik soluk mavi nokta fotoğrafını çekti. Bu fotoğraf çekilirken Voyager 1 o kadar uzaktaydı ki fotoğrafta Dünya sadece bir piksel boyutunda soluk bir... Okumaya Devam et →

Gizemli Yıldızlararası Cisimler, Güneş Sistemi’nin Bugünkü Biçimini Almasını Sağlamış Olabilir mi?

Yeni bir çalışmaya göre Güneş Sistemi’nin oluşum yıllarında yakınlarında bulunan büyük kütleli yıldızlararası bir cisim, bazı gezegenlerin yörüngelerini bugün gözlemlenen şekillere getirmiş olabilir. Güneşin yarattığı birtakım kuvvetler ve etraftaki diğer objelerle etkileşimin doğurduğu çeşitli efektlerin, gezegenlerin yörüngelerinin içeri doğru çökmesini veya dışarı doğru genişlemesine neden olduğu düşünülüyor. Geçmişin aksine günümüzde, çeşitli yıldızlararası objelerin Güneş Sistemi’ne... Okumaya Devam et →

Marsta Yaşam Bulmak İçin En Umut Verici Yer Neresidir? – Mars’taki Metan Gizemi

Mars’taki metan izler 1970’lerdeki Mariner görevine kadar uzanıyor ama 2013 yılında Curiosity roverı gezegenin metan seviyesinde bilinenden birkaç kat fazla bir artış kaydetti. Ancak birkaç ay sonra metan azalıp kayboldu ve yılın ilerleyen zamanlarında geri döndü. Bu gizem bilim insanları için ilginç bir meydan okuma oluşturdu. Mars'ta var olan molekülleri alıp metana dönüştürebilen kimyasal reaksiyonların... Okumaya Devam et →

Tarihte Bugün: Challanger Faciası

Tüm dünyanın gözleri önünde 7 astronotun ölümüne sebep olan Challenger faciasının üzerinden tam 39 sene geçti. NASA'nın ikinci uzay mekiği olan Challenger, 1983'ten 1986'ya kadar dokuz görev gerçekleştirdi. İlk dokuz görevin amacı uydu ekipmanı ve deney taşımaktı. 10. görevin amacı ise 22 Ocak 1986'da yedi kişilik bir ekibi uzaya taşımaktı. Bu yedi kişilik ekipte öğretmen... Okumaya Devam et →

WordPress gururla sunar | Theme: Baskerville 2 by Anders Noren.

Yukarı ↑